Türkiye'nin Yeni Evcil Hayvan Sahiplendirme Platformu
Petjen Evcil Hayvan Sahiplendirme ve İlan Platformu
Kedi Gözünde Akıntı Neden Olur? Renkleri ve Evde Bakımı
Petjen

Kedi Gözünde Akıntı Neden Olur? Renkleri ve Evde Bakımı

Abdullah Dündar Abdullah Dündar • 20 Ekim 2026 • 23 dk okuma
6 Okunma
Kedilerin gözlerinde akıntı türleri, rengine göre analiz nasıl yapılır?. Kedimin gözü akınıyor ne yapmam lazım?, Kedi gözündeki akıntıya ne iyi gelir, Yavru kedilerde göz akıntısı neden olur?. Kedimin gözü akıyor ne yapmam lazım?, evde doğal çözümler, kedi sağlığı

Kedi Gözünde Akıntı Neden Olur?   Evde Doğal Bakımı ve Tedavisi

Kedinizin göz pınarında sabahları gördüğünüz küçük, kuru bir çapak ile gün boyu yanak tüylerini ıslatan yoğun sıvı aynı durumu işaret etmez. Kedi gözünde akıntı neden olur sorusunun yanıtı; gözyaşı kanalındaki anatomik bir daralmadan kornea ülserine, viral üst solunum yolu enfeksiyonlarından çevresel alerjenlere kadar uzanan geniş bir klinik tabloyu kapsar. Sağlıklı bir kedinin gözü parlak, nemli ve berraktır; göz kapaklarının iç yüzeyini saran pembe doku (konjonktiva) şişkinlik göstermez. Gözyaşı, göz yüzeyini koruduktan sonra gözün iç köşesindeki küçük kanallardan (nazolakrimal kanal) burun boşluğuna akar. Bu drenaj sistemi tıkandığında veya göz yüzeyi bir patojen, yabancı cisim ya da travma nedeniyle tahriş olduğunda gözyaşı üretimi savunma amacıyla artar ve dışarı taşar. Akıntının rengi, kıvamı, tek veya çift taraflı oluşu ve kedinizin gözünü kısıp kısmadığı, sorunun basit bir toz tahrişi mi yoksa görme kaybına yol açabilecek acil bir veterinerlik durumu mu olduğunu belirleyen temel göstergelerdir.

Kedi gözünde akıntı, en sık viral ve bakteriyel enfeksiyonlar, kornea yaralanmaları, gözyaşı kanalı tıkanıklıkları, göz kapağı anomalileri ve çevresel tahriş ediciler nedeniyle ortaya çıkar. Göz, dış ortamla doğrudan temas eden hassas bir organ olduğu için hem lokal travmalara hem de sistemik hastalıklara hızlı tepki verir.

Kedilerde kronik veya tekrarlayan göz akıntılarının birincil sorumlusu Feline Herpesvirüs Tip 1 (FHV-1) enfeksiyonudur. Halk arasında kedi göz nezlesi veya kedi gribi olarak bilinen bu tablo, çoğu zaman Feline Calicivirus (FCV) ile birlikte seyreder. Herpesvirüs, göz yüzeyini ve üst solunum yollarını enfekte ederek başlangıçta şeffaf ve sulu, ilerleyen günlerde ise ikincil bakterilerin eklenmesiyle koyu kıvamlı bir akıntıya yol açar.

Bu virüsün en kritik özelliği, ilk enfeksiyon iyileştikten sonra bile kedinin sinir düğümlerinde (trigeminal ganglion) ömür boyu uykuda (latent) kalmasıdır. Ev değişikliği, eve yeni bir hayvanın gelmesi, başka bir hastalık, hamilelik veya bağışıklık sistemini baskılayan durumlar virüsü yeniden aktif hale getirir. Kedinizde hapşırma, burun akıntısı ve ateşle birlikte gelişen kedilerde göz akıntısı görüyorsanız, altında yatan en güçlü adaylardan biri viral üst solunum yolu enfeksiyonudur.

Kedilerde göz enfeksiyonlarına doğrudan neden olan iki temel bakteri Chlamydia felis ve Mycoplasma türleridir. Viral enfeksiyonların aksine, bakteriyel kaynaklı akıntılar genellikle tek bir gözde başlar ve birkaç gün içinde diğer göze sıçrar.

Chlamydia felis, göz kapağının iç yüzeyindeki konjonktiva dokusunda şiddetli ödem (kemozis) ve kızarıklık yaratır. Başlangıçta sulu olan akıntı kısa sürede sarımsı veya yeşilimsi, irinli (mukopürülan) bir hal alır. Yakın temasla kediden kediye hızla bulaştığı için özellikle çok kedili evlerde ve barınaklarda sık görülür.

Kedilerde konjonktivit, göz küresinin beyaz kısmını ve göz kapaklarının iç yüzeyini kaplayan ince zarın iltihaplanmasıdır. Tek başına bir hastalık olmaktan ziyade enfeksiyonların, alerjilerin veya fiziksel tahrişlerin ortak sonucudur. Konjonktivit gelişen bir kedide göz çevresi pembe-kırmızı bir görünüm alır, doku şişer ve göz pınarından sürekli şeffaf, beyazımsı veya sarı bir akıntı sızar. İltihap şiddetlendikçe kedi ışığa bakmakta zorlanır ve gözünü yarı kapalı tutar.

Gözün en dışındaki şeffaf tabaka olan kornea, kedinin görme işlevi için pürüzsüz kalmalıdır. Başka bir kediyle yaşanan kavga sırasında alınan tırnak darbesi, çalılıklara sürtünme, göze kaçan pisi pisi otu gibi bitkisel tohumlar veya sert bir cisim kornea yüzeyini çizebilir. Kornea epitelinin bütünlüğü bozulduğunda kornea ülseri gelişir.

Kornea dokusu sinir uçları bakımından son derece zengindir; bu nedenle en küçük bir çizik bile şiddetli ağrı yaratır. Göz, hasarlı bölgeyi yıkamak ve korumak için aşırı miktarda gözyaşı üretir (epifora). Eğer ülser enfekte olursa şeffaf sulanma yerini sarı-yeşil irinli akıntıya bırakır ve kornea üzerinde bulutlu, mavimsi-beyaz bir leke belirir.

Gözde üretilen gözyaşının fazlası, alt ve üst göz kapaklarının iç köşesinde bulunan "punktum" adlı mikroskobik deliklerden girerek nazolakrimal kanal üzerinden buruna boşalır. Bu kanal doğuştan dar olduğunda, geçirilmiş ağır bir göz enfeksiyonu sonrasında oluşan nedbe dokusuyla kapandığında veya üst çenedeki diş kökü apseleri kanala dışarıdan baskı yaptığında gözyaşı buruna inemez.

Kanaldan geçemeyen sıvı, göz pınarından taşarak burun kenarındaki tüylerden aşağı süzülür. Bu tabloda gözde kızarıklık, şişlik veya ağrı bulunmaz; yalnızca sürekli devam eden berrak bir kedi gözü sulanması ve göz altında kahverengi lekelenme dikkat çeker.

Bazı kedilerde alt veya üst göz kapağı anatomik olarak içe doğru kıvrılır. Entropion adı verilen bu durumda, göz kapağının dış yüzeyindeki tüyler ve kirpikler her göz kırpışta kornea yüzeyine sürtünür. Benzer şekilde kirpiklerin yanlış yönde, göz küresine doğru çıkması (trikiyazis veya distikiyazis) kronik mekanik tahrişe yol açar. Göz, bu sürekli sürtünmeye karşı kendisini korumak için yoğun sulanma ve mukus üretimiyle yanıt verir.

Kedilerin göz yüzeyi ev içi kimyasallara ve havadaki partiküllere karşı oldukça duyarlıdır. Enfeksiyon bulgusu olmadan aniden başlayan, her iki gözde de görülen berrak sulanmaların arkasında genellikle çevresel faktörler yer alır:

  • Tozlu kedi kumları: Özellikle ince taneli ve yüksek toz çıkaran bentonit kumlar, kedi tuvaletini eşelerken doğrudan göz yüzeyine yapışır.

  • Kimyasal buharlar ve kokular: Çamaşır suyu, yüzey temizleyiciler, oda spreyleri, tütsüler, parfümler ve sigara dumanı konjonktivayı tahriş eder.

  • Mevsimsel alerjenler: Polenler, ev tozu akarları ve küf sporları kedilerde alerjik konjonktivite neden olarak kaşıntı ve sulanma tetikler.

Kuru Göz Sendromu Nedir?

Kulağa çelişkili gelse de kuru göz sendromu, kedilerde belirgin göz akıntısına yol açar. Gözyaşının su (aköz) tabakası yetersiz üretildiğinde göz yüzeyi kurur ve kornea tahriş olur. Göz, bu kuruluğu telafi edebilmek için normalden çok daha fazla mukus ve yağ salgılar. Sonuç olarak göz yüzeyine yapışan, kolay temizlenmeyen, koyu kıvamlı ve grimsi-sarı bir çapaklanma oluşur.

Gözün iç dokularının iltihaplanması olan üveit ise Feline İnfeksiyöz Peritonitis (FIP), Feline Lösemi Virüsü (FeLV), Feline İmmün Yetmezlik Virüsü (FIV) ve Toksoplazma gibi ciddi sistemik hastalıkların gözdeki yansımasıdır. Üveit tablosunda sulanmaya ek olarak göz bebeğinde küçülme (miyozis), göz renginde değişim ve şiddetli ışık hassasiyeti görülür.

Kedinizin gözünden gelen sıvının rengi ve yoğunluğu, içerdiği hücre tipine ve sorunun kaynağına dair doğrudan ipucu verir. Şeffaf akıntılar çoğunlukla mekanik tahriş veya viral başlangıcı gösterirken, sarı ve yeşil tonlar ortama bakterilerin ve bağışıklık hücrelerinin (nötrofiller) dahil olduğunu kanıtlar.

Akıntı Rengi ve KıvamıOlası NedenlerEşlik Edebilecek BelirtilerAciliyet Durumu
Şeffaf ve Su GibiToz, alerji, gözyaşı kanalı tıkanıklığı, viral enfeksiyon başlangıcı, kornea çiziğiGöz kırpıştırma (ağrı varsa), hapşırma, normal görünümGöz kısma varsa acil; yoksa 24–48 saat gözlem
Kırmızımsı / KahverengiKronik gözyaşı taşması (porfirin pigmenti), basık yüz anatomisiGöz pınarı ve burun kenarındaki tüylerde pas rengi lekelenmeDüşük (Rutin bakım ve kanal kontrolü)
Beyaz veya Gri MukusKuru göz sendromu, hafif konjonktivit, toz tahrişiGöz yüzeyinde yapışkan ipliksi uzantılar, hafif kızarıklıkOrta (Birkaç gün içinde veteriner muayenesi)
Sarı veya Yeşil İrinliBakteriyel enfeksiyon (Chlamydia, Mycoplasma), enfekte kornea ülseriGöz kapaklarının birbirine yapışması, şiddetli şişlik, kızarıklıkYüksek (Vakit kaybetmeden veteriner muayenesi)
Kuru Siyah / Kahverengi ÇapakGece boyu biriken normal gözyaşı, toz ve hücre kalıntılarıKızarıklık veya şişlik yoktur, kolayca temizlenirNormal (Artış gösterirse kontrol edilmeli)

Berrak ve akışkan sıvı, normal gözyaşının aşırı üretildiğini veya burun kanalına tahliye edilemediğini gösterir. Kediniz gözünü tam açabiliyor, neşesi yerinde ve göz çevresinde kızarıklık yoksa neden büyük olasılıkla toz, rüzgâr, polen veya gözyaşı kanalı darlığıdır. Ancak şeffaf akıntıya şiddetli göz kısma (blefarospazm) eşlik ediyorsa, bu durum göze yabancı bir cisim battığını veya korneanın çizildiğini işaret eder; çünkü kornea ağrısı ilk aşamada yalnızca berrak gözyaşı seli yaratır.

Özellikle beyaz veya açık renk tüylü kedilerin sahiplerini endişelendiren kırmızımsı-kahverengi akıntı çoğu zaman kan değildir. Kedilerin gözyaşı, tükürük ve idrarında kırmızı kan hücrelerinin yıkım ürünü olan porfirin adlı demir içerikli bir pigment bulunur. Gözyaşı göz pınarından taşıp tüylere bulaştığında, içindeki porfirin hava ve güneş ışığıyla temas ederek oksitlenir ve pas rengine (kırmızı-kahverengi) dönüşür. Gerçek kanama (hifema veya travmatik kanama) taze kırmızı renktedir ve pıhtılaşma eğilimi gösterir; porfirin ise sadece tüyleri boyayan kronik bir ıslaklık izidir.

Gözün iç köşesinde toplanan jöle kıvamındaki beyazımsı veya açık gri akıntı, konjonktiva dokusundaki goblet hücrelerinin tahrişe karşı aşırı mukus salgılaması sonucu oluşur. Evdeki tozlu ortam, sigara dumanı, viral enfeksiyonların iyileşme evresi veya gözyaşının su tabakasının azaldığı kuru göz sendromu bu tip mukuslu birikime zemin hazırlar.

Yoğun, yapışkan, sarı veya yeşil renkli akıntı kesin bir enfeksiyon göstergesidir. Bağışıklık sisteminin bakterilerle savaşmak için bölgeye gönderdiği beyaz kan hücreleri (lökositler), ölü bakteriler ve doku kalıntıları birleşerek irin (cerahat) oluşturur. Bu akıntı kuruduğunda göz kapaklarını birbirine yapıştıracak kadar sertleşir. Evde sadece silerek geçmesi beklenmemeli, mutlaka veteriner hekim tarafından reçete edilen antibiyotikli göz damlaları veya pomatlarıyla tedavi edilmelidir.

İnsanlarda olduğu gibi kedilerde de uyku sırasında göz kırpma refleksi durur ve göz yüzeyini temizleyen mikroskobik tozlar, yağ salgısı ve mukus gözün iç pınarında toplanır. Hava ile temas edip kuruyan bu küçük birikintiler koyu kahverengi veya siyah, sert çapaklar halini alır. Sabahları göz pınarında toplu iğne başı kadar kuru çapak görmek ve altında tamamen sağlıklı, pembe olmayan bir göz dokusu bulmak fizyolojik olarak normaldir.

Yavru Kedilerde Göz Akıntısı

Yavru kedi göz akıntısı, yetişkin kedilere kıyasla çok daha hızlı ilerleyen ve kalıcı körlükle sonuçlanabilen acil bir durumdur. Anneden gelen koruyucu antikorların azaldığı ve kendi bağışıklık sistemlerinin henüz tam gelişmediği 2 ila 12 haftalık dönem, yavruları Feline Herpesvirüs ve Chlamydia enfeksiyonlarına karşı savunmasız bırakır.

Henüz göz kapakları açılmamış (10–14 günlükten küçük) bebek kedilerde bile göz kapağının altında enfeksiyon gelişebilir. Oftalmia neonatorum adı verilen bu tabloda, kapalı olan göz kapaklarının altında irin birikir ve göz bölgesi dışarıdan şişkin, balon gibi görünür. Müdahale edilmezse içerideki basınç ve bakteriyel enzimler korneayı eriterek bebek kedinin gözünü daha açmadan kaybetmesine neden olur.

Sokakta yaşayan veya bakımsız ortamlarda doğan yavru kedilerde sıkça karşılaşılan "gözlerin tamamen çapakla kapanması" durumu, acil müdahale gerektirir. Kapalı kalan göz kapaklarının arkasında hapsolan enfeksiyon, konjonktiva zarının kornea yüzeyine kalıcı olarak yapışmasına (simblefaron) veya korneanın delinmesine yol açar. Böyle bir yavru kediyle karşılaşıldığında göz kapakları kesinlikle kuru halde zorla çekilerek açılmamalı; steril ılık serum fizyolojik ile yumuşatılarak temizlenmeli ve aynı gün veteriner kliniğine ulaştırılmalıdır.

Basık yüzlü (brakisefalik) kedi ırkları, kafatası ve yüz kemiklerinin anatomik yapısı nedeniyle yaşam boyu kronik göz akıntısına yatkındır. İran kedisi (Persian), Exotic Shorthair, Himalayan, Scottish Fold ve British Shorthair bu grubun en bilinen temsilcileridir.

Kedi Gözünde Çapaklanma Nedenleri

Bu ırklarda kedi gözünde çapaklanma ve sulanmanın sık görülmesinin dört temel anatomik nedeni vardır:

  1. Sığ göz çukuru (Orbita): Kafatası yapısı nedeniyle göz çukurları sığdır ve göz küreleri dışarıya doğru daha çıkık (ekzoftalmi) durur. Bu durum göz yüzeyinin havayla, tozla ve travmalarla daha fazla temas etmesine neden olur.

  2. Göz kapaklarının tam kapanmaması (Lagoftalmi): Göz küresi büyük ve çıkık olduğu için birçok basık yüzlü kedi uyurken bile göz kapaklarını tam olarak birleştiremez. Gözün orta kısmı sürekli açıkta kalarak kurur ve kronik kornea tahrişi gelişir.

  3. Kıvrımlı ve dar gözyaşı kanalları: Burun kemiği kısaldığı için gözden buruna inen nazolakrimal kanal keskin bir açıyla bükülür veya düzleşir. Gözyaşı bu dar virajı geçemediği için sürekli yüz tüylerine taşar.

  4. Burun kıvrımı tüylerinin göze değmesi: Burun üzerindeki derin deri katmanlarındaki tüyler doğrudan gözün iç köşesine sürtünerek fitil etkisi yaratır; hem korneayı uyarır hem de gözyaşını deri kıvrımlarının arasına çeker.

Öte yandan Sfenks (Sphynx), Devon Rex ve Cornish Rex gibi tüysüz veya seyrek tüylü ırklarda kirpiklerin bulunmaması, göze toz kaçmasını kolaylaştırır ve göz kapaklarının içe kıvrılma (entropion) riskini artırır.

Göz akıntısı tek başına değerlendirilmemelidir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri akıntıya eşlik ediyorsa, sorun basit bir çapaklanma sınırını aşmış demektir:

  • Göz kısma veya gözü tamamen kapalı tutma (Blefarospazm): Kedilerde şiddetli göz ağrısının en net göstergesidir. Kornea ülseri, göze batan yabancı cisim veya glokom şüphesi doğurur.

  • Üçüncü göz kapağının görünür olması: Kedilerin göz pınarlarında normalde görünmeyen, "niktitans zar" adı verilen üçüncü bir göz kapağı bulunur. Bu zarın gözün yarısını kaplayacak şekilde ortaya çıkması; şiddetli göz ağrısı, dehidrasyon (sıvı kaybı), iç parazit yükü veya nörolojik sorunların habercisidir.

  • Korneada bulanıklık veya renk değişimi: Saydam olması gereken göz yüzeyinin dumanlı, mavimsi-beyaz (kornea ödemi) veya kırmızı damarlı görünmesi.

  • Işıktan kaçma (Fotofobi): Kedinin aydınlık odalardan kaçıp koltuk altları gibi karanlık alanlara saklanması.

  • Gözü patisiyle kaşıma veya eşyalara sürtme: Kedinin kendi tırnağıyla korneasına çok daha ağır zararlar vermesine neden olabilecek tehlikeli bir reflekstir.

  • Göz küresinde büyüme veya simetri kaybı: Bir gözün diğerinden daha büyük veya şişkin görünmesi, göz içi basıncının tehlikeli boyutta yükseldiği glokom veya göz arkası apsesi belirtisidir.

  • Sistemik belirtiler: Hapşırma, burun tıkanıklığı, hırıltılı solunum, ateş, halsizlik ve mama yemeyi reddetme. (Kediler koku alamadıklarında iştahlarını hızla kaybederler.)

Hafif çapaklanmalarda, anatomik gözyaşı taşmalarında veya veteriner hekimin reçete ettiği damlaları uygulamadan önce göz çevresinin temiz tutulması gerekir. Kedi gözü neyle silinir sorusunun en güvenli ve bilimsel yanıtı; steril serum fizyolojik (%0,9 izotonik sodyum klorür) veya veteriner onaylı özel göz temizleme solüsyonlarıdır. Evde serum fizyolojik bulunmadığı acil durumlarda, kaynatılıp oda sıcaklığına (vücut ısısına yakın, ılık) soğutulmuş temiz içme suyu geçici olarak kullanılabilir.

Doğru ve güvenli göz temizliği için şu adımları izleyin:

  1. Ellerinizi yıkayın: İşleme başlamadan önce ellerinizi sabunlu suyla en az 20 saniye yıkayarak olası bakterileri uzaklaştırın.

  2. Doğru malzemeyi hazırlayın: Lif bırakmayan steril gazlı bez (spanç) veya kaliteli makyaj/bebek temizleme pedi seçin. Klasik top pamuklar göze mikroskobik lifler bırakarak korneayı çizebileceği için tercih edilmemelidir.

  3. Kedinizi sakinleştirin ve sabitleyin: Kedinizi zorlamadan, gerekirse yumuşak bir havluya sararak (kundaklama yöntemi) başını sabit tutun. Ani kafa hareketleri sırasında parmağınızın göze çarpmamasına dikkat edin.

  4. Kurumuş çapakları yumuşatın: Gazlı bezi ılık serum fizyolojik ile bolca ıslatın. Eğer göz kapaklarında kurumuş ve tüylere yapışmış sert çapaklar varsa, ıslak bezi gözün üzerine hafifçe kapatıp 30–60 saniye bekletin. Çapak yumuşamadan asla çekmeyin.

  5. Tek yönde ve nazikçe silin: Göz küresinin üzerine doğrudan baskı uygulamadan, göz pınarından (iç köşeden) dış köşeye veya burun kenarından aşağı doğru tek bir nazik hareketle silin.

  6. Her göz için ayrı bez kullanın: Sağ gözü sildiğiniz gazlı bezi veya pedi kesinlikle sol göze değdirmeyin. Tek gözde başlayan bir bakteriyel enfeksiyonu sağlıklı göze kendi elinizle bulaştırmanın en yaygın yolu aynı bezi iki gözde kullanmaktır.

  7. Göz altındaki tüyleri kurulayın: Özellikle basık yüzlü kedilerde temizlik sonrası burun kıvrımlarının ve göz altı tüylerinin ıslak kalması mantar ve bakteri üremesine (yüz kıvrımı dermatiti) yol açar. Temiz ve kuru bir gazlı bezle nemi hafifçe tamponlayarak alın.

Bu Hataları Yapmayın! Kediniz Kör Olabilir.

Evcil hayvan sahiplerinin iyi niyetle uyguladığı kulaktan dolma yöntemler, basit bir konjonktiviti birkaç gün içinde göz kaybına dönüştürebilir.

  • Yapılan hata: Gözü akan veya çapaklanan kedinin gözünü ılık siyah çay veya poşet çayla silmek.

  • Neden yanlıştır: Siyah çay steril değildir ve açıkta beklediğinde içinde hızla bakteri ürer. Daha da önemlisi çayın yapısında bulunan tanen (tanik asit) ve mikroskobik bitki partikülleri, kedinin hassas kornea ve konjonktiva dokusunu kimyasal olarak tahriş eder. Eğer gözde görünmeyen küçük bir kornea çiziği varsa, çayın asidik yapısı ağrıyı ve ülseri derinleştirir.

  • Doğru yaklaşım: Temizlik için yalnızca eczanelerden veya veteriner kliniklerinden temin edilebilen steril serum fizyolojik (%0,9 NaCl) ya da kaynatılıp ılıtılmış saf su kullanın.

  • Yapılan hata: Evdeki ecza dolabında bulunan insanlara ait göz damlalarını (özellikle kortizon/steroid içeren damlaları) kedinin gözüne damlatmak.

  • Neden yanlıştır: Veteriner oftalmolojisindeki en yıkıcı tablolardan biri budur. Kedinizin gözünde kornea ülseri veya Feline Herpesvirüs enfeksiyonu varsa, kortizon (deksametazon, prednizolon vb.) içeren damlalar yerel bağışıklığı sıfırlar ve kornea iyileşmesini durdurur. Virüs kontrolsüzce çoğalır, korneadaki kolajenaz enzimleri aktifleşir ve kornea birkaç gün içinde "eriyerek" delinir (kornea perforasyonu).

  • Doğru yaklaşım: Veteriner hekim göze floresein boyama testi yapıp korneada yırtık veya ülser olmadığını doğrulamadan göze hiçbir ilaç damlatmayın.

  • Yapılan hata: Göz pınarında sertleşen çapağı tırnakla çekip koparmak.

  • Neden yanlıştır: Kuruyan mukus ve irin, göz pınarındaki ince tüylere ve hassas göz kapağı derisine zamk gibi yapışır. Kuru halde çekildiğinde tüyleri kökünden koparır, deriyi kanatır ve kedide şiddetli acı yaratarak bir sonraki temizlik işlemine karşı agresifleşmesine neden olur.

  • Doğru yaklaşım: Çapağı her zaman ılık serum fizyolojikle ıslatılmış gazlı bezle yumuşatıp kendiliğinden çözülmesini bekleyin.

  • Yapılan hata: Bebek ıslak mendilleri, makyaj temizleme suları veya evde hazırlanan ölçüleri belirsiz borik asitli sularla göz çevresini silmek.

  • Neden yanlıştır: Islak mendillerde bulunan koruyucular, parfüm ve yüzey aktif maddeler göze temas ettiğinde kimyasal konjonktivit ve kornea yanığı oluşturur.

  • Doğru yaklaşım: Yalnızca oftalmik (göz içi ve çevresine uygun), pH dengeli ve steril ürünleri tercih edin.

Göz hastalıklarında erken müdahale, kedinizin görme yetisini korumanın tek yoludur. Akıntı sarı-yeşil renkteyse, kediniz gözünü açamıyorsa, göz küresi bulanıklaştıysa veya yavru bir kedide göz kapakları birbirine yapıştıysa 24 saat bile beklemeden aynı gün veteriner hekime başvurmalısınız. Şeffaf ve ağrısız sulanmalarda ise çevresel tozları uzaklaştırıp steril temizlik yaptıktan sonra 24–48 saat içinde düzelme olmazsa muayene şarttır.

Veteriner Süreci Nasıl Olur Kedinizin Göz Akıntısı İçin Veterine Tedavisi

Veteriner hekiminiz kedi gözünde akıntı şikâyetiyle kliniğe gittiğinizde sorunun kaynağını tam olarak saptamak için şu temel oftalmolojik testleri uygular:

  • Floresein Boyama Testi (Fluorescein Stain): Göz yüzeyine zararsız, turuncu-sarı bir boya damlatılır. Sağlam kornea bu boyayı tutmaz. Ancak korneada gözle görülmeyen en ufak bir çizik veya ülser varsa, boya hasarlı alt tabakaya yapışır ve mavi ışık (kobalt mavisi) altında parlak yeşil renkte parlar. Bu test aynı zamanda gözyaşı kanalının açık olup olmadığını anlamak için de kullanılır (Jones testi): Göze damlatılan yeşil boya birkaç dakika içinde kedinin burun deliğinden çıkıyorsa kanal açıktır; çıkmıyorsa kanal tıkalıdır.

  • Schirmer Gözyaşı Testi (STT): Alt göz kapağının içine milimetrik dereceli özel bir filtre kâğıdı yerleştirilir ve 60 saniye beklenir. Kâğıdın ıslanma miktarı ölçülerek kedinin yeterli gözyaşı üretip üretmediği (kuru göz sendromu varlığı) saptanır.

  • Tonometri (Göz İçi Basıncı Ölçümü): Glokom (göz tansiyonu yüksekliği) veya üveit (göz içi iltihabı nedeniyle basınç düşüklüğü) şüphesinde ağrısız bir prob yardımıyla göz içi basıncı ölçülür.

  • Oftalmoskopik Muayene ve Sitoloji: Göz kapaklarının içi, üçüncü göz kapağının arkası (yabancı cisim kontrolü için) ve göz dibi incelenir. Dirençli enfeksiyonlarda akıntıdan sürüntü örneği alınarak mikroskobik inceleme veya PCR testi yapılır.

Her göz akıntısını tamamen engellemek mümkün olmasa da, alacağınız basit bakım ve çevre düzenlemeleriyle enfeksiyon ve tahriş riskini büyük ölçüde düşürebilirsiniz:

  • Aşı takvimini aksatmayın: Kedilere uygulanan karma aşı (FVRCP), Feline Herpesvirüs (FHV-1) ve Feline Calicivirus (FCV) etkenlerine karşı koruma sağlar. Aşı virüsün vücuda girmesini %100 engellemese de, hastalığın çok hafif atlatılmasını ve ağır göz hasarlarının oluşmamasını sağlar.

  • Tozsuz kedi kumu tercih edin: %99 tozsuz ibaresi taşıyan kaliteli kumlar veya pelet (çam, tofu, mısır) bazlı kumlar, kedi tuvaletteyken havaya kalkan toz bulutunu ortadan kaldırarak alerjik konjonktiviti önler.

  • Ev içi stres faktörlerini azaltın: Herpesvirüs taşıyıcısı olan kedilerde stres doğrudan atak tetikleyicisidir. Rutin beslenme saatleri, yeterli saklanma alanları, tırmalama tahtaları ve feromon difüzörleri bağışıklığı güçlü tutar. Veteriner hekiminiz uygun görürse viral atak dönemlerinde bağışıklık destekleyici olarak L-lizin (L-lysine) takviyelerinden yararlanılabilir.

  • Rutin yüz ve göz çevresi temizliği yapın: İran kedisi, Exotic Shorthair veya Scottish Fold gibi ırkların göz pınarlarını haftada birkaç kez steril solüsyonlarla silerek gözyaşı birikimini ve deri kıvrımı enfeksiyonlarını önleyin.

  • Pencerelere güvenlik filesi takın ve yabancı bitkileri uzak tutun: Balkon ve bahçelerde bulunan kurutulmuş başaklı otlar (pisi pisi otu) kedilerin göz kapağı altına girerek ağır kornea ülserlerine yol açar.


Kaynaklar
  1. Cornell University College of Veterinary Medicine – Cornell Feline Health Center. Conjunctivitis (Feline Health Topics). Erişim adresi: https://www.vet.cornell.edu/departments-centers-and-institutes/cornell-feline-health-center/health-information/feline-health-topics/conjunctivitis

  2. Cornell University College of Veterinary Medicine – Cornell Feline Health Center. Feline Upper Respiratory Infection. Erişim adresi: https://www.vet.cornell.edu/departments-centers-and-institutes/cornell-feline-health-center/health-information/feline-health-topics/feline-upper-respiratory-infection

  3. Merck Veterinary Manual (MSD Veterinary Manual). Eye Structure and Function in Cats / Eye Disorders of Cats. Erişim adresi: https://www.merckvetmanual.com/cat-owners/eye-disorders-of-cats/eye-structure-and-function-in-cats

  4. World Small Animal Veterinary Association (WSAVA). Guidelines for the Vaccination of Dogs and Cats (FHV-1, FCV, Chlamydia felis). Erişim adresi: https://wsava.org/global-guidelines/vaccination-guidelines/

  5. International Cat Care (iCatCare). Cat Flu and Feline Eye Conditions. Erişim adresi: https://icatcare.org/

  6. American Veterinary Medical Association (AVMA). Pet Care & Feline Preventive Healthcare Resources. Erişim adresi: https://www.avma.org/


    1. kedilerde göz akıntısı

    2. yavru kedi göz akıntısı

    3. kedi göz nezlesi

    4. kedi gözünde çapaklanma

    5. kedi gözü neyle silinir

    6. kedi gözü sulanması

    7. kedilerde konjonktivit

Bu Yazıyı Paylaş:
Abdullah Dündar
Evcil Hayvan Sahibi

Kanatlıdan yüzgeçliye, patili dostlarımızdan yabani türlere kadar uzanan geniş bir yelpazede, 25 yılı aşkın süredir hayvan bakımı ve refahı üzerine aktif çalışmalar yürütmekteyim. Hem evcil dostlarımızın bakım süreçlerinde hem de sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik saha faaliyetlerinde edindiğim çeyrek asırlık bilgi, birikim ve tecrübeyi artık Petjen.com çatısı altında paylaşıyorum. Amacım; doğru bakım, beslenme ve bilinçli hayvan sevgisi ekseninde rehber içerikler sunarak dostlarımızın hayatına değer katmaktır.

Yazarın Tüm Makalelerini Gör
Bu Rehber İşinize Yaradı mı?

İçeriğimizi değerlendirerek topluluğumuza destek olabilirsiniz:

Yorumlar (0)

Yorum Yapmak İçin Giriş Yapmalısınız

Blog yazısına düşüncelerinizi eklemek ve topluluğumuzla paylaşmak için oturum açın.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

İçerik Denetimi ve Şeffaflık Beyanı
Son Editoryal Kontrol: 20 Ekim 2026
Hazırlayan: Abdullah Dündar (Petjen İçerik Kurulu)
Denetim Türü: Editoryal & Mevzuat Teyidi
Referans Alınan Kaynaklar:

Bu içerik; 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, Tarım ve Orman Bakanlığı PETVET Kılavuzları, TVHB (Türk Veteriner Hekimleri Birliği) ve uluslararası kinoloji/felinoloji (FCI/TICA) standartları taranarak derlenmiştir.

Önemli Bilgilendirme: Bu makaledeki bilgiler genel bakım ve yaşam rehberliği amaçlıdır; tıbbi teşhis veya tedavi niteliği taşımaz. Evcil hayvanınızın sağlık sorunlarında mutlaka yetkili bir veteriner hekime başvurunuz.